Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, kentlerde otopark kapasitesinin artırılması için önlem alıyor. Bakanlık tarafından yapılacak düzenlemelerle, binalarda her 3 daire için 1 araç yerine, her daire için 1 araçlık otopark zorunluluğu getiriliyor.
Bakanlık, bodrum katlara otopark yapılmasını da teşvik edecek. Bodrum katlarda, bina ihtiyacının iki katına kadar yapılacak otopark alanı, inşaat hakkından sayılmayarak “emsal” harici tutulacak.
Gazete Habertürk'ten Deniz Çiiçek'in haberine göre, binaların zemin katına market gibi otopark gerektirecek dükkân açılacaksa, binanın bu araç yükünü karşılayacak otopark yapması gerekecek.
OTOPARK EMSAL DIŞI
Aksi takdirde ruhsat verilmeyecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, çıkartacağı iki ayrı yönetmelik ile kentlerdeki otopark sorununu çözmek için düzenlemeler yapacak.
Otopark yönetmelik taslağı ve planlı alanlar yönetmelik taslağı ile yeni binalara otopark zorunluluğu gelecek. Mevcut mevzuatta, her 3 daire için 1 araçlık otopark alanı zorunluluğu bulunuyor.
Yeni düzenlemeyle her daire için 1 araçlık otopark yeri zorunlu olacak. Ticari bölgelerde otopark yapmak kolaylaşacak. Bu bölgelerdeki parsellere otopark yapmak için plan değiştirilmesi şartı kaldırılacak.
Bodrum katlara otopark yapılması teşvik edilecek. Bodrum katlarda, halen 3 daireye 1 araçlık otopark yapılması emsal harici sayılırken, yeni düzenlemeyle her daire için 2 araçlık otoparka kadar alan, emsal harici tutulacak.
Uygulamayla, bina ihtiyacının iki katına kadar otopark yapılabilecek. Bir araçlık otopark alanı 20 metrekare iken, her dairenin 40 metrekarelik alanı olabilecek.
MARKETE İLAVE ŞARTI
Zemin katlarında dükkân olan binalar için de dükkânın fonksiyonuna göre otopark yeri ayrılması şartı getirilecek. Örneğin, binanın zemin katına market yapılacaksa, o marketin araç yükünü kaldıracak ilave otopark zorunlu olacak.
Otopark yerini ayırmayan ruhsat alamayacak. Zemin altı otoparkları arsanın yan ve arka bahçelerinin tamamı ile yol cephelerinde yola 3 metre kalana kadar yapılabilecek.
KATLI MEKANİK OTOPARK YAYGINLAŞACAK
Otopark yönetmeliği ile Japonya’da yaygın olarak kullanılan, demirden yapılan çok katlı mekanik otopark uygulamasının yasal altyapısı da hazırlanacak. Bakanlık heyeti, Japonya’daki örnekleri incelemek için bu ülkeye gitti. Japonya’da girişimciler tarafından küçük arsalara kurulan mekanik otopark sistemlerinin maliyetinin 2 bin 500 Euro ile 15 bin Euro arasında olduğu belirtildi. Düzenleme, meydanlar ve parklar gibi geniş alanların altına kapalı otopark yapılmasına da olanak sağlayacak.
BELEDİYEYE PARA YERİNE OTOPARK
Bakanlık yetkilileri, halen belediyelere, binalarda ayrılamayan otopark sayısı kadar para verildiğini belirterek, “Belediyeler de o bölgeye otopark yapmakla yükümlü oluyordu. Ancak bu düzenleme ile her daire için daha düşük maliyetle otopark yapılmış olacak” dedi.
22 Şubat 2018 Perşembe
10 Ocak 2018 Çarşamba
Son dakika haberi… İstanbul’da büyük su kesintisi
İstanbul'dan bir son dakika haberi geldi. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'nden (İSKİ) yapılan yazılı açıklamada Zeytinburnu ilçesinin tamamı ile Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Bakırköy ve Beykoz'da bugün saat 15.00'e kadar su kesintisi yaşanacağını bildirdi.
İSKİ’den yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:
“Üsküdar Bulgurlu-Çamlıca arası Ana İsale Hattı'nda dış etken nedeniyle bir arıza meydana gelmiştir. Ekiplerimiz hemen müdahale ederek, arızayı giderme çalışmalarına başlamıştır.
Ümraniye, Üsküdar, Kadıköy ve Fatih ilçelerinin bir kısmı, Zeytinburnu ilçesinin tamamı ile Beşiktaş, Sarıyer, Beyoğlu, Bakırköy ve Beykoz ilçelerinin sahil kesiminde saat 15.00'e kadar su kesintisi yaşanacağını kıymetli İstanbullulara üzülerek bildiririz.”
7 Aralık 2017 Perşembe
Kanal İstanbul'un güzergahı belli oldu..
Kanal İstanbul’un ÇED Başvuru Dosyası uygun bulundu ve projeye ilişkin ÇED süreci başladı. Daha önce sunulan 5 güzergâh 1’e indi. Buna göre proje Küçükçekmece Gölü-Sazlıdere Barajı-Terkos gölü’nün doğusunu takip eden güzergâhta inşa edilecek.
Kanal İstanbul’un ÇED Başvuru Dosyası uygun bulundu ve projeye ilişkin ÇED süreci başladı. Daha önce sunulan 5 güzergâh 1’e indi. Buna göre proje Küçükçekmece Gölü-Sazlıdere Barajı-Terkos gölü’nün doğusunu takip eden güzergâhta inşa edilecek. Projenin inşasına başlamak için bakanlığın onayı gerekiyor
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2011 yılında duyurduğu Kanal İstanbul projesinin güzergâhı netleşti.
İstanbul Boğazı’na alternatif olarak planlanan proje alanı Avcılar, Küçükçekmece, Başakşehir ve Arnavutköy ilçeleri sınırları içerisinde yer alacak. Proje kapsamında tesis edilecek olan alt ve üstyapıların tamamı bu ilçelerin sınırları içerisinde kalacak.
Projenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunulan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvuru dosyası bakanlık tarafından uygun bulundu ve projeye ilişkin ÇED süreci başladı. Projenin ÇED başvuru dosyasında yapılan açıklamaya göre yapılan çalışmalar sonucunda 5 alternatif güzergâhtan en uygun güzergâh belirlendi.
İşte emlak fiyatlarının tavan yapacağı 4 ilçe
Buna göre, Marmara Denizi’ni Küçükçekmece Gölü’nden ayıran kıstaktan başlayarak, Sazlıdere Baraj Havzası boyunca devam eden ve sonrasında Sazlıbosna Köyü’nü geçerek Dursunköy’ün doğusuna ulaşıp Baklalı Köyü’nü geçtikten sonra Terkos Gölü’nün doğusunda Karadeniz’e ulaşan alternatif güzergâhın İstanbul Boğazı’na alternatif su yolu “Kanal İstanbul Projesi” için en uygun güzergâh olduğu belirlendi.
Kanal güzergâhının yaklaşık 7 kilometrelik kısmı, Küçükçekmece sınırları içerisinde, yaklaşık 3.1 kilometrelik kısmı Avcılar sınırları içerisinde, yaklaşık 6.5 kilometrelik kısmı Başakşehir sınırları içerisinde ve kalan yaklaşık 28.6 kilometrelik kısmı ise Arnavutköy İlçesi sınırları içerisinde yer alacak.
PROJE BEDELİ 60 MİLYAR TL
60 milyar TL yatırımla hayata geçirilmesi planlanan Kanal İstanbul projesinin inşaat aşamasında yaklaşık 5 bin kişinin, işletme aşamasında ise yardımcı tesisler de dahil olmak üzere toplam bin kişinin çalışması öngörülüyor. Mevcut durumda detay mühendislik çalışmaları devam eden yaklaşık 45 km uzunluğundaki Küçükçekmece Gölü - Sazlıdere Barajı - Terkos Gölü’nün doğusunu takip eden güzergâhın inşaatının 5 yılda tamamlanması ve bakımların yapılması kaydıyla ekonomik ömrünün 100 yıl olması öngörülüyor.
Kanal İstanbul’un ÇED Başvuru Dosyası uygun bulundu ve projeye ilişkin ÇED süreci başladı. Daha önce sunulan 5 güzergâh 1’e indi. Buna göre proje Küçükçekmece Gölü-Sazlıdere Barajı-Terkos gölü’nün doğusunu takip eden güzergâhta inşa edilecek. Projenin inşasına başlamak için bakanlığın onayı gerekiyor
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 2011 yılında duyurduğu Kanal İstanbul projesinin güzergâhı netleşti.
İstanbul Boğazı’na alternatif olarak planlanan proje alanı Avcılar, Küçükçekmece, Başakşehir ve Arnavutköy ilçeleri sınırları içerisinde yer alacak. Proje kapsamında tesis edilecek olan alt ve üstyapıların tamamı bu ilçelerin sınırları içerisinde kalacak.
Projenin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunulan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvuru dosyası bakanlık tarafından uygun bulundu ve projeye ilişkin ÇED süreci başladı. Projenin ÇED başvuru dosyasında yapılan açıklamaya göre yapılan çalışmalar sonucunda 5 alternatif güzergâhtan en uygun güzergâh belirlendi.
İşte emlak fiyatlarının tavan yapacağı 4 ilçe
Buna göre, Marmara Denizi’ni Küçükçekmece Gölü’nden ayıran kıstaktan başlayarak, Sazlıdere Baraj Havzası boyunca devam eden ve sonrasında Sazlıbosna Köyü’nü geçerek Dursunköy’ün doğusuna ulaşıp Baklalı Köyü’nü geçtikten sonra Terkos Gölü’nün doğusunda Karadeniz’e ulaşan alternatif güzergâhın İstanbul Boğazı’na alternatif su yolu “Kanal İstanbul Projesi” için en uygun güzergâh olduğu belirlendi.
Kanal güzergâhının yaklaşık 7 kilometrelik kısmı, Küçükçekmece sınırları içerisinde, yaklaşık 3.1 kilometrelik kısmı Avcılar sınırları içerisinde, yaklaşık 6.5 kilometrelik kısmı Başakşehir sınırları içerisinde ve kalan yaklaşık 28.6 kilometrelik kısmı ise Arnavutköy İlçesi sınırları içerisinde yer alacak.
PROJE BEDELİ 60 MİLYAR TL
60 milyar TL yatırımla hayata geçirilmesi planlanan Kanal İstanbul projesinin inşaat aşamasında yaklaşık 5 bin kişinin, işletme aşamasında ise yardımcı tesisler de dahil olmak üzere toplam bin kişinin çalışması öngörülüyor. Mevcut durumda detay mühendislik çalışmaları devam eden yaklaşık 45 km uzunluğundaki Küçükçekmece Gölü - Sazlıdere Barajı - Terkos Gölü’nün doğusunu takip eden güzergâhın inşaatının 5 yılda tamamlanması ve bakımların yapılması kaydıyla ekonomik ömrünün 100 yıl olması öngörülüyor.
6 Aralık 2017 Çarşamba
Konutta en hızlı Esenyurt-Beylikdüzü kazandırıyor
TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., 2017 yılı Mart – Eylül arasındaki 6 aylık dönemi kapsayan “Bir Bakışta Markalı Konut Piyasası / 6 Aylık Değerlendirme” raporunu yayımlandı.
İstanbul genelindeki markalı konut projelerine ilişkin analizlerin yer aldığı “Bir Bakışta Markalı Konut Piyasası / 6 Aylık Değelendirme” raporunda bölgelerde meydana gelen değer değişimleri ve gayrimenkullerin geri dönüş süreleri incelendi.
Rapor, 2017 yılı Mart ayı öncesi tamamlanan 50 adet, 2017 yılı Mart-Eylül döneminde tamamlanan 25 adet ve inşaatı devam eden 65 adet olmak üzere toplamda 140 adet markalı konut projesi incelenerek hazırlandı.
Geri dönüş süresi Avrupa Yakasında daha hızlı
İstanbul'daki markalı konut projelerinin ortalama geri dönüş süresinin 24.7 yıl olarak belirtildiği raporda, Avrupa Yakasının ortalama geri dönüş süresi 23.8 yıl olarak hesaplandı. Avrupa Yakasında geri dönüş süresinin en hızlı olduğu bölge 19.3 yıl ile Esenyurt-Beylikdüzü olarak belirtildi. Avrupa Yakasında geri dönüş süresi en uzun olan bölge ise 30.1 yıl ile İstinye-Tarabya bölgesi oldu.
Anadolu Yakasında ise geri dönüş süresi en hızlı olan bölge 21.8 yıl ile Sancaktepe-Sultanbeyli-Samandıra bölgesi olurken en uzun olan bölge 34.4 yıl ile Kadıköy-Bağdat Caddesi-Göztepe-Kozyatağı bölgesi olarak belirtildi.
Değeri en çok artan bölge: Sancaktepe-Sultanbeyli-Samandıra
6 aylık dönem içerisinde değeri en çok artan bölge %8,2 ile Anadolu Yakasında yer alan Sancaktepe-Sultanbeyli-Samandıra bölgesi oldu. İstanbul genelindeki yüksek fiyatlara karşın konumu itibarıyla fiyatların düşük olmasının değer artışını olumlu yönde etkilediği belirtildi.
Sancaktepe-Sultanbeyli-Samandıra bölgesinin ardından, %7,9 ile Çekmeköy-Taşdelen bölgesi değeri en çok artan ikinci bölge oldu. Bomonti bölgesi ise % 7,4 ile 3. sırada yer aldı.
Avrupa Yakasında Bomonti bölgesi %7,4 değer artış oranıyla lider
Avrupa Yakasındaki markalı konut projelerinin ortalama 6 aylık değer artış oranı %3,8 iken Anadolu Yakasının ortalama değer artış oranı %4,0 oldu.
Bomonti bölgesi %7,4 artışla Avrupa yakasında fiyatın en çok arttığı bölge oldu. Bomonti bölgesini %6,3 değer artışı ile Halkalı-Başakşehir-Ispartakule ve Kayaşehir takip etti.
Bununla birlikte, Avrupa Yakasında İstinye – Tarabya bölgesinde fiyatların % 2,3 oranında, Anadolu Yakasında Kadıköy-Bağdat Caddesi-Göztepe-Kozyatağı bölgesinde ise % 0,5 oranında gerilediği görüldü.
İstanbul genelindeki markalı konut projelerine ilişkin analizlerin yer aldığı “Bir Bakışta Markalı Konut Piyasası / 6 Aylık Değelendirme” raporunda bölgelerde meydana gelen değer değişimleri ve gayrimenkullerin geri dönüş süreleri incelendi.
Rapor, 2017 yılı Mart ayı öncesi tamamlanan 50 adet, 2017 yılı Mart-Eylül döneminde tamamlanan 25 adet ve inşaatı devam eden 65 adet olmak üzere toplamda 140 adet markalı konut projesi incelenerek hazırlandı.
Geri dönüş süresi Avrupa Yakasında daha hızlı
İstanbul'daki markalı konut projelerinin ortalama geri dönüş süresinin 24.7 yıl olarak belirtildiği raporda, Avrupa Yakasının ortalama geri dönüş süresi 23.8 yıl olarak hesaplandı. Avrupa Yakasında geri dönüş süresinin en hızlı olduğu bölge 19.3 yıl ile Esenyurt-Beylikdüzü olarak belirtildi. Avrupa Yakasında geri dönüş süresi en uzun olan bölge ise 30.1 yıl ile İstinye-Tarabya bölgesi oldu.
Anadolu Yakasında ise geri dönüş süresi en hızlı olan bölge 21.8 yıl ile Sancaktepe-Sultanbeyli-Samandıra bölgesi olurken en uzun olan bölge 34.4 yıl ile Kadıköy-Bağdat Caddesi-Göztepe-Kozyatağı bölgesi olarak belirtildi.
Değeri en çok artan bölge: Sancaktepe-Sultanbeyli-Samandıra
6 aylık dönem içerisinde değeri en çok artan bölge %8,2 ile Anadolu Yakasında yer alan Sancaktepe-Sultanbeyli-Samandıra bölgesi oldu. İstanbul genelindeki yüksek fiyatlara karşın konumu itibarıyla fiyatların düşük olmasının değer artışını olumlu yönde etkilediği belirtildi.
Sancaktepe-Sultanbeyli-Samandıra bölgesinin ardından, %7,9 ile Çekmeköy-Taşdelen bölgesi değeri en çok artan ikinci bölge oldu. Bomonti bölgesi ise % 7,4 ile 3. sırada yer aldı.
Avrupa Yakasında Bomonti bölgesi %7,4 değer artış oranıyla lider
Avrupa Yakasındaki markalı konut projelerinin ortalama 6 aylık değer artış oranı %3,8 iken Anadolu Yakasının ortalama değer artış oranı %4,0 oldu.
Bomonti bölgesi %7,4 artışla Avrupa yakasında fiyatın en çok arttığı bölge oldu. Bomonti bölgesini %6,3 değer artışı ile Halkalı-Başakşehir-Ispartakule ve Kayaşehir takip etti.
Bununla birlikte, Avrupa Yakasında İstinye – Tarabya bölgesinde fiyatların % 2,3 oranında, Anadolu Yakasında Kadıköy-Bağdat Caddesi-Göztepe-Kozyatağı bölgesinde ise % 0,5 oranında gerilediği görüldü.
Konutta en çok kazandıran İzmir
İzmir’de inşa edilen konutların değeri son bir yılda yüzde 20 artarken İstanbul’da bu rakam yüzde 6.40, Ankara’da 7.65 seviyesinde kaldı.
Son dönemde gayrimenkul piyasasının parlayan yıldızı olan İzmir, konut fiyat artışında hem İstanbul'a hem de Ankara’ya fark attı. Merkez Bankası'nın Konut Fiyat Endeksi verilerine göre, Eylül 2017 itibariyle İzmir'de son bir yılda konut fiyatları yüzde 19.82 artış gösterdi. İstanbul'da bu oran yüzde 6.40 seviyesinde kalırken, Ankara'da yüzde 7.65 oldu. Konut Fiyat Endeksi'ndeki yükselişte İstanbul'a göre üç kat daha fazla değerlenen İzmir'de metrekare ortalama birim fiyatı 2 bin 555 liraya çıktı. İzmir'de Yeni Konutlar Fiyat Endeksi yüzde 20.79, Yeni Olmayan Konutlar Fiyat Endeksi de yüzde 20.07 artış gösterdi. Türkiye'de konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerinin izlendiği Hedonik Konut Fiyat Endeksi İzmir'de son bir yılda yüzde 16.77 yükselirken, bu rakam İstanbul'da 5.71, Ankara'da 7.58 oldu.
DÜNYADA İLK 10'DA
Dünyanın önde gelen 150 kenti içinde İzmir, konut artış liginde ilk 8 arasına girmeyi başardı. Dünya genelinde faaliyet gösteren İngiliz gayrimenkul şirketi Knight Frank'in yayımladığı ikinci çeyrek raporuna göre İzmir, Haziran 2017 itibarıyla 1 yıl içinde konut fiyatlarındaki yüzde 20'lik artışla prim liginde sekizinci oldu. Aynı dönemde konut fiyatlarının yüzde 10.5 arttığı İstanbul araştırmaya dahil edilen 150 kent içinde 38'inci olurken, Ankara yüzde 8.5 ile 49'uncu oldu.
SATIŞLAR ARTIYOR
İzmir'de konut metrekare fiyatlarının İstanbul ve Ankara'ya göre daha ucuz olması, ulaşım ağı güçlü ve üniversitelere yakın lokasyonlarda yatırımcı amaçlı alımların fazlalaşması nedeniyle satışların yükseldiği ifade ediliyor. İstanbul-İzmir Otoyolu projesi nedeniyle Çeşme, Urla, Seferihisar gibi turistik bölgelere olan ilginin yanı sıra, Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka'da son dönemde 1+1 ve 2+1 dairelere olan talebin artmasının gayrimenkul piyasasını pozitif yönde etkilediği belirtiliyor. Bu durum, Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı konut satış rakamlarında da görülüyor. Ocak – Ekim 2017 dönemini kapsayan verilere göre, İzmir'de yılın ilk 10 ayında toplam 68 bin 519 konut el değiştirdi. Geçen yıl söz konusu dönemde satılan konut sayısı 64 bin 450 adet seviyesindeydi. İlde satılan konutların 27 bin 739 adedi birinci el, 40 bin 780 adedi ise ikinci el konutlardan oluştu. İzmir'de yılın ilk 10 ayında el değiştiren evlerin, 26 bin 464 adedi konut kredisi ile alınırken, 42 bin 55 adedi ise peşin veya senetle satın alındı.
67 BİN YENİ KONUT DAHA
Türkiye İstatistik Kurumu'nun Ocak – Eylül 2017 döneminde belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatlarına dair istatistiklerine göre İzmir'de yılın ilk dokuz ayında 10 bin 687 binaya yapı ruhsatı verildi. Bu binalarda toplam 67 bin 41 adet konut yer alıyor. Verilere göre 11 milyon 354 bin metrekare yüzölçümüne sahip bu yapıların 6 milyon 494 bini konut, 2 milyon 565 bini konut dışı, 2 milyon 294 bini ise otel, hastane, okul vb. ortak kullanım alanı olacak. Söz konusu binaların toplam değeri 11 milyar 55 milyon lira.Ocak – Eylül 2017 döneminde belediyeler tarafından İzmir'de 7 bin 167 binaya yapı kullanım izni verildi. Toplam yüzölçümü 6 milyon 582 bin metrekare, değeri 6.2 milyar olan bu binalarda 36 bin 198 adet konut yer alıyor.
EN ÇOK BUCA'DA KONUT EL DEĞİŞTİRDİ
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, İzmir'deki tüm ilçeler incelendiğinde 2017 yılının ilk 10 ayında 8 bin 179 konut satışı ile Buca kentte en çok satılan ilçe oldu. 7 bin 786 konut satışı ile Karşıyaka ikinci olurken, bu ilçeyi 5 bin 357 adetle Karabağlar, 5 bin 206 adetle Torbalı ve 4 bin 552 adetle Çiğli ilçeleri takip etti. Son dönemde gayrimenkul geliştiricilerin ilgisini çeken Bayraklı'da 3 bin 553, Bornova'da ise 3 bin 589 konut el değiştirdi.
KAYNAK
Son dönemde gayrimenkul piyasasının parlayan yıldızı olan İzmir, konut fiyat artışında hem İstanbul'a hem de Ankara’ya fark attı. Merkez Bankası'nın Konut Fiyat Endeksi verilerine göre, Eylül 2017 itibariyle İzmir'de son bir yılda konut fiyatları yüzde 19.82 artış gösterdi. İstanbul'da bu oran yüzde 6.40 seviyesinde kalırken, Ankara'da yüzde 7.65 oldu. Konut Fiyat Endeksi'ndeki yükselişte İstanbul'a göre üç kat daha fazla değerlenen İzmir'de metrekare ortalama birim fiyatı 2 bin 555 liraya çıktı. İzmir'de Yeni Konutlar Fiyat Endeksi yüzde 20.79, Yeni Olmayan Konutlar Fiyat Endeksi de yüzde 20.07 artış gösterdi. Türkiye'de konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerinin izlendiği Hedonik Konut Fiyat Endeksi İzmir'de son bir yılda yüzde 16.77 yükselirken, bu rakam İstanbul'da 5.71, Ankara'da 7.58 oldu.
DÜNYADA İLK 10'DA
Dünyanın önde gelen 150 kenti içinde İzmir, konut artış liginde ilk 8 arasına girmeyi başardı. Dünya genelinde faaliyet gösteren İngiliz gayrimenkul şirketi Knight Frank'in yayımladığı ikinci çeyrek raporuna göre İzmir, Haziran 2017 itibarıyla 1 yıl içinde konut fiyatlarındaki yüzde 20'lik artışla prim liginde sekizinci oldu. Aynı dönemde konut fiyatlarının yüzde 10.5 arttığı İstanbul araştırmaya dahil edilen 150 kent içinde 38'inci olurken, Ankara yüzde 8.5 ile 49'uncu oldu.
SATIŞLAR ARTIYOR
İzmir'de konut metrekare fiyatlarının İstanbul ve Ankara'ya göre daha ucuz olması, ulaşım ağı güçlü ve üniversitelere yakın lokasyonlarda yatırımcı amaçlı alımların fazlalaşması nedeniyle satışların yükseldiği ifade ediliyor. İstanbul-İzmir Otoyolu projesi nedeniyle Çeşme, Urla, Seferihisar gibi turistik bölgelere olan ilginin yanı sıra, Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka'da son dönemde 1+1 ve 2+1 dairelere olan talebin artmasının gayrimenkul piyasasını pozitif yönde etkilediği belirtiliyor. Bu durum, Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı konut satış rakamlarında da görülüyor. Ocak – Ekim 2017 dönemini kapsayan verilere göre, İzmir'de yılın ilk 10 ayında toplam 68 bin 519 konut el değiştirdi. Geçen yıl söz konusu dönemde satılan konut sayısı 64 bin 450 adet seviyesindeydi. İlde satılan konutların 27 bin 739 adedi birinci el, 40 bin 780 adedi ise ikinci el konutlardan oluştu. İzmir'de yılın ilk 10 ayında el değiştiren evlerin, 26 bin 464 adedi konut kredisi ile alınırken, 42 bin 55 adedi ise peşin veya senetle satın alındı.
67 BİN YENİ KONUT DAHA
Türkiye İstatistik Kurumu'nun Ocak – Eylül 2017 döneminde belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatlarına dair istatistiklerine göre İzmir'de yılın ilk dokuz ayında 10 bin 687 binaya yapı ruhsatı verildi. Bu binalarda toplam 67 bin 41 adet konut yer alıyor. Verilere göre 11 milyon 354 bin metrekare yüzölçümüne sahip bu yapıların 6 milyon 494 bini konut, 2 milyon 565 bini konut dışı, 2 milyon 294 bini ise otel, hastane, okul vb. ortak kullanım alanı olacak. Söz konusu binaların toplam değeri 11 milyar 55 milyon lira.Ocak – Eylül 2017 döneminde belediyeler tarafından İzmir'de 7 bin 167 binaya yapı kullanım izni verildi. Toplam yüzölçümü 6 milyon 582 bin metrekare, değeri 6.2 milyar olan bu binalarda 36 bin 198 adet konut yer alıyor.
EN ÇOK BUCA'DA KONUT EL DEĞİŞTİRDİ
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, İzmir'deki tüm ilçeler incelendiğinde 2017 yılının ilk 10 ayında 8 bin 179 konut satışı ile Buca kentte en çok satılan ilçe oldu. 7 bin 786 konut satışı ile Karşıyaka ikinci olurken, bu ilçeyi 5 bin 357 adetle Karabağlar, 5 bin 206 adetle Torbalı ve 4 bin 552 adetle Çiğli ilçeleri takip etti. Son dönemde gayrimenkul geliştiricilerin ilgisini çeken Bayraklı'da 3 bin 553, Bornova'da ise 3 bin 589 konut el değiştirdi.
KAYNAK
TÜYLER NEDEN DİKEN DİKEN OLUR?
Vücudumuz üzerindeki tüyler, küçük birer kasla deri altına
bağlıdır. Duygusal stres, üşüme hissi ya da deride rahatsızlık durumlarında bu
kasların refleks olarak kasılması, tüylerin 'diken diken olmasına' neden olur.
Özellikle soğuk koşullarda tüylerin diken diken olması, söz konusu kasların
kasılması nedeniyle ortaya çıkan ısı enerjisinin, vücudu çok az da olsa
ısıtmasını sağlar. Diğer durumlardaysa, sıklıkla bir 'sinyal' mekanizmasının
parçası olarak iş görürler.
TAVUKLAR NEDEN SARI VEYA BEYAZ GİBİ FARKLI RENKTE YUMURTLARLAR?
Tavukların niçin bazılarının yumurtaları beyaz da bazılarının
açık kahverengi? Bu konuda iki zıt ama ikisi de yanlış olan görüş var. Kabuktaki
beyaz rengin, yumurtanın ideal oluşumunu tamamladığını gösterdiğini, bunun
dışında bir renk değişiminin kalitede düşüş anlamına geldiğini iddia edenlerin
yanı sıra, kabuğun rengi ne kadar koyu ise besin açısından da o kadar değerli
olduğunu ileri sürenler de var. Genellikle Avrupa ülkelerinde kahverengi
yumurtalar makbul sayılırken, ABD'de durum tam tersidir.
Oysa her iki görüş de yanlıştır. Besin değeri, lezzet ve pişme karakteristikleri bakımından her iki renk yumurtanın da içi aynı değerdedir. Her iki yumurtada da aynı miktarda protein, mineral ve vitaminler (C vitamini hariç) vardır. Tabii tavuğun yediği yemin kalitesi de belirli farklar yaratabilir.
Yumurtanın içi değil de kabuğunun rengi ile haklı olarak ilgilenenler, sadece onları paketleyenler ve satanlardır; çünkü bir pakette hep aynı rengin olması müşteri tarafından tercih edilmektedir.
Tabiatta yaşayan hayvanların yumurtalarını renkli veya koyu renkte, hatta gölgeli ve çizgili şekilde yumurtlamalarının ana nedeni, bu yumurtaları yemek isteyen düşmanlarına karşı gizleyerek neslin devamını sağlamaktır.
Yumurtaların kabuklarının renklerini, tavuğun kökenine, atalarının yaşadığı yerlere bağlayanlar da var. Bu görüşe göre Asya kökenli tavukların yumurtaları kahverengi, Akdeniz kıyıları kökenlilerin ise beyaz oluyormuş.
Oysa her iki görüş de yanlıştır. Besin değeri, lezzet ve pişme karakteristikleri bakımından her iki renk yumurtanın da içi aynı değerdedir. Her iki yumurtada da aynı miktarda protein, mineral ve vitaminler (C vitamini hariç) vardır. Tabii tavuğun yediği yemin kalitesi de belirli farklar yaratabilir.
Yumurtanın içi değil de kabuğunun rengi ile haklı olarak ilgilenenler, sadece onları paketleyenler ve satanlardır; çünkü bir pakette hep aynı rengin olması müşteri tarafından tercih edilmektedir.
Tabiatta yaşayan hayvanların yumurtalarını renkli veya koyu renkte, hatta gölgeli ve çizgili şekilde yumurtlamalarının ana nedeni, bu yumurtaları yemek isteyen düşmanlarına karşı gizleyerek neslin devamını sağlamaktır.
Yumurtaların kabuklarının renklerini, tavuğun kökenine, atalarının yaşadığı yerlere bağlayanlar da var. Bu görüşe göre Asya kökenli tavukların yumurtaları kahverengi, Akdeniz kıyıları kökenlilerin ise beyaz oluyormuş.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


