Emlak Alım-Satım İşlemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emlak Alım-Satım İşlemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2018 Cuma

İmar Barışı Hakkında Genel Bilgilendirme

İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin esaslar belirlenerek Resmi Gazete’de yayınlandı. Yayınlanan tebliğe göre Yapı Kayıt Belgesi, 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilecek. Belge için başvurular 31 Ekim 2018’e kadar yapılacak ve belge bedeli 31 Aralık2018’e kadar ödenecek.

Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi için devlet kurumlarından yapılan açıklamaya göre, e-Devlet üzerinden girişini yapan vatandaşa 24 saat içerisinde vermiş olduğu iletişim bilgilerine bir dönüş yapılacak ve SMS adresine ‘Evet bilginizi aldık, parayı yatırabilirsiniz.’ diye bir haber gelecek. Para yatırdıktan sonra kendisine 24 saat içerisinde Yapı Kayıt Belgesi aynı yerden verilmiş olacak. dedi.

e-Devlet üzerinden başvuru ile başlatılacak olan sürecin Çevre Şehircilik İl Müdürlükleri tarafından yürütüleceğini hatırlatarak açıklamasının devamında İmar Barışı kapsamında uygulanacak Yapı Kayıt Belgesi başvurularında uyulacak esaslara ilişkin olarak aşağıdaki bilgilere dikkatle uyulması gerektiğini ifade ederek şu ifadelere yer verdi:

YAPI KAYIT BELGESİ BAŞVURULARI 8 HAZİRAN CUMA GÜNÜ BAŞLADI

• Yapı Kayıt Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir.
• Yapı Kayıt Belgesi müracaatlarının 31/10/2018 tarihine kadar yapılması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi gerekmektedir.
• Yapı Kayıt Belgesi başvuruları E- Devlet üzerinden ücretsiz olarak yapılabilecektir.
• Her yapı için sadece bir Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir.
• Yapı Kayıt Belgesi bedeli, yapının bulunduğu arsanın 29/07/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda 3, ticari kullanımlarda 5 oranındadır.
• Yapı malikleri yapı kayıt belgesi bedeline eşit olarak katılmak zorundadır.
• Yapı Kayıt Belgesi almayanlar aynı binada başka bir bağımsız bölüm için düzenlenen Yapı Kayıt Belgesinden faydalanamaz. 
• Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır. 
• Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
• Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
• Yapı Kayıt Belgesi alındıktan sonra yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir.
• Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda ruhsat alınmaksızın yapılabilecek basit onarım ve tadilatlar yapılabilir.
• Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda işyeri açma ve çalışma ruhsatı yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın verilir.
• Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerinde inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlardan özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanlar Bakanlığa tahsis edilir.
• Belediyelerin özel mülkiyetinde olan taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olan yapılara Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Böyle bir durumda, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan bunlara satılır.
• Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır. Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan ve yanlış beyanda bulunulan müracaat sahibi hakkında 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.
• Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir.

E-DEVLET KAPISI ÜZERİNDEN YAPILACAK MÜRACAATTA GEREKEN BİLGİLER

1) E-devlet şifresi.
2) Geçerli bir cep telefonu numarası.
3) Geçerli bir e-posta adresi.
4) Beyan edilecek yapının adresi.
5) Tapusu varsa ada ve parsel bilgileri.
6) Toplam inşaat alanı; konutların ve işyerlerinin ayrı ayrı toplam alanları (m2).
7) Yapıdaki konut ve işyeri sayısı.
8) Arsa/Arazinin emlak vergi birim değeri (TL/m2) (İlgili belediyesinden alınabilecektir.)
9) Yapının bulunduğu arsanın alanı; varsa tapudaki alan yoksa beyan edilecek alan (m2).
10) Yapı sınıfı (sistemin sunacağı seçeneklerden seçilecek.)
11) İmar mevzuatına aykırılığın tarif edilmesi.
12) Yapıyı gösteren ve ayrılık kısmını gösteren birer adet fotoğraf. (Fotoğrafların dosya formatı .jpg, .jpeg veya .png olmalıdır.)

İMAR BARIŞI İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR VE CEVAPLAR

1-) İmar Barışı hangi tarihten önceki yapıları kapsar?
Cevap: 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapıları kapsar.
2-) İmar Barışı başvuruları nereye yapılır?
Cevap: Başvurular e-Devlet Kapısı üzerinden yapılacaktır.
3-) Yapı Kayıt Belgesi Nedir?
Cevap: İmar Barışı kapsamında değerlendirilmiş olan yapılar için oluşturulacak belgedir.
4-) İmar Barışı sürecinde ödenecek olan Yapı Kayıt Belgesi bedeli nasıl belirlenecektir?
Cevap: Arsa emlak değeri ile yapı yaklaşık maliyeti toplamı üzerinden hesaplanan bedelin konutlarda 3’ü, ticarette 5’i olacak şekilde belirlenir.
5-) Yapı Kayıt Belgesi kalıcı İmar hakkı sağlar mı?
Cevap: Yapı Kayıt Belgesi İmar açısından ekstra bir hak sağlamaz, müktesep oluşturmaz. Yapı kayıt belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır.
6-) İmar Barışından önce alınmış yıkım kararları ve idari para cezaları ne olacak?
Cevap: İmar Kanunu’na göre alınmış Yıkım kararları ve idari para cezaları varsa iptal edilecek.
7-) Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara su, elektrik ve doğalgaz bağlatılabilecek mi?
Cevap: Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilecek.
8-) İmar Barışı kapsamında Kat mülkiyetine geçiş olacak mı?
Cevap: Yapı Kayıt Belgesi aldıktan sonra isteyen malikler tapuya müracaat ederek ve yapı kayıt belgesi için ödenen bedel kadar ilave ödeme yaparak, cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edebilecek.
9-) İmar Barışı için hangi tarihe kadar başvuru yapılabilecek?
Cevap: Müracaatlar 31/10/2018 tarihine kadar yapılabilecek
10-) Başvuru yapıldığı takdirde Yapı Kayıt Belgesi bedeli ne zamana kadar yatırılabilecek?
Cevap: Yapı kayıt belgesi bedelinin 31/12/2018 tarihine kadar yatırılması gerekmektedir.
11-) Hangi yapılar İmar Barışından faydalanamayacak?
Cevap: Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar, Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16. Maddesinde belirtilen istisnai alanlarda bulunan yapılar
12-) Kanunun uygulanmayacağı İstanbul tarihi yarımada içindeki yerler nerelerdir?
Cevap: Linkte yer alan fotoğrafta kırmızı ile gösterilen alanda Yapı Kayıt Belgesi verilmeyecektir.
http://webdosya.csb.gov.tr/db/imarbarisi/icerikler/tar-h-yarimada-20180601150242.pdf
13-) Hazine taşınmazı üzerine yapılmış olan yapılar İmar Barışından faydalanabilecek mi?
Cevap: Hazine taşınmazının sosyal donatı için tahsisli olması hali hariç olmak üzere bu yapılar da İmar Barışından faydalanabilecek.
14-) Yapı Kayıt Belgesi ne zamana kadar geçerlidir?
Cevap: Yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir.

1 Ağustos 2018 Çarşamba

Veraset ve intikal işlemlerinde yapılması gerekenler

Bu işlemlerin kısaca işleyişi aşağıdaki gibi sıralanabilir.

1) Ölen kişiye ait veraset ilanının mahkemeye müracaatla alınması.

 (Ölen kişinin varislerini gösterir belge)

2) Ölen kişiye ait gayrimenkulün ilgili belediyesine emlak vergi beyannamesinin iştirak halinde beyanının verilmesi. (Varisler adına beyana dönüştürülmesi)

3) Ölenin Mahalle muhtarından mirasçılarını gösteren ölüm ilmuhaberi alınması.

4) Ölenin banka hesaplarına ait, ölüm tarihi itibariyle hesap bakiyelerini gösteren yazının alınması.

5) Tapu, otomobil ruhsatı, telefon v.s gibi gayrimenkul ve menkullerin ruhsat ve belgelerin fotokopilerin hazırlanması.

6) Ticari faaliyeti varsa, Ticari faaliyetini gösteren belgelerin hazırlanması.

7) Kayıtlı borçları varsa belirlenerek veraset vergi beyannamesine yazılması.

Yukarıda sıraladığım hazırlanması gereken belgeler ile Veraset Beyannamesi düzenlenerek Vefatın olduğu ilçeye bağlı Veraset Vergi Dairesine Veraset ve İntikal Vergi beyannamesi verilir. Süresi ise Vefatın gerçekleştiği tarihten itibaren 4 aydır. Beyanname verilerek ilgili harçları ödenir ve gayrimenkul ve menkullere ait veraset vergisi borcunun bulunmadığına dair yazıları alınır.

Varisler, veraset ilamı aslı, emlak vergi dairesinden alınacak emlak vergisi beyanı örneği ve Veraset Vergi dairesinden aldıkları borç olmadığına dair ilişik yazıları ile Gayrimenkulün bulunduğu Tapu sicil müdürlüğüne giderek intikal işlemi müracaatı yapacaklardır. İntikal işlemi harca tabi değildir, sadece döner sermaye ödenir.

İntikal yapıldıktan sonra alınacak tapuya göre her varis ayrı ayrı emlak vergisi beyannamesi düzenleyerek ilgili belediyesine vermek zorundadır.

Varislerin, vefat edene ait bir gayrimenkulü yukarıda kısaca açıkladığımız hazırlıkları ve intikalini yapmadan satışını yapması mümkün değildir.

1 Mart 2018 Perşembe

Alım Satım Komisyon Protokolu

ALIM  SATIM VE KOMİSYON PROTOKOLU
Lütfen aşağıdaki bölümleri eksiksiz doldurunuz.
Protokol No          :...............................     
Acente Kodu        :........................................
İli                           :...............................     
Mevkii                  :........................................ 
İiçesi                      :.............................       
Ada                       :........................................
Mah/Sokağı         :..............................       
Pafta                     :........................................
Apartman Adı     :...............................      
Parsel No             :........................................
Kapı No                :...............................      
Kat No                 :........................................
Müşteri ...............................................................................ile emlak sahibi.........................................Yukarıda bahsi geçen emlak satışı hususunda  aşağıdaki şartlarda anlaşmayı kabul ve taahhüt ederler.
1- Satıcı sahibi bulunduğu bu emlakın satışını.....................TL/EUR/USD
Yazı ile ...............................................olarak kabul ve taahhüt etmiştir.
2- Satış bedeline mahsuben alıcıda...........................................TL/EUR/USD
Yazı ile................................................olarak kabul ve taahhüt  etmiştir.
3- Satışın ..........................TL/EUR/USD.Yazı ile(yazı ile)............................
Peşinen geri kalan da....................................... (     ‘’    ).
 ......................................................................... (   ‘’     ) 
 ......................................................................... (   ‘’     ) 
 ......................................................................... (   ‘’     ) 
taksitler halinde ödenecektir.
4- Bu protokol imzalandıktan sonra borçlar kanununun 156/2. Maddesine göre taraflardan alıcı emlakı almaktan vazgeçtiği taktirde verdiği kaporayı geri alamayacaktır. Satıcı emlak'ı satmaktan vazgeçerse kapora miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlü olacaktır.
5- Alıcı ve satıcı kendilerine bu anlaşmayı sağlayan............................... ........................................ye anlaşmanın imzası anından itibaren her biri gerçek satış bedeli üzerinden %3 ‘er komisyon ödemeyi, kabul, taahhüt ve beyan ederler. Taraflar komisyon ücretinin fazlalığından bahisle kendisi hakkında talep ve müracat  haklarından kabili Rücu olmamak  kayıt ve şartıyla anlaşmayı kabul etmişlerdir. Satıştan vazgeçen taraf iki tarafın komisyonunu ödemeyi kabul ve taahhüt eder.
6- Anlaşmazlık halinde  haksız olan taraf bu anlaşmada yazılı talimatlarla birlikte ayrıca diğer tarafın mağruz kalacağı her nevi zarar, ziyan, mahkeme, ve icra masrafları ve ücreti vekaleti de ödemekle  yükümlüdür.
7- Bu protokolü uygulamasından doğacak her türlü uyuşmazlığın giderilmesinde İzmir Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir.

ALICI                                                                                       SATICI

ADI SOYADI :                                                                         ADI SOYADI:
ADRESİ          :                                                                         ADRESİ        :

TEL                 :                                                                         TEL                :          

......./....../......

Emlak Sektörünü Etkileyen Unsurlar

Emlak sektöründe çeşitli değer kavramları yer almaktadır. Bunlar emlak ürünlerine olan talebi ve sektörel gelişmeleri değerlendirmek açısından önemlidir. Bu bölümde, emlak sektöründe değer kavram ve uygulamaları üzerinde durulacaktır.

Piyasa Değeri
Emlak piyasasında piyasa değeri kavramı, Uluslararası Değerleme Standartları Komitesi tarafından tanımlanmıştır ve bu tanıma göre piyasa değeri, bir başka ifadeyle pazar değeri, “potansiyel alıcı ve satıcılar arasında gerçekleşen ve pazarlığa tabi olarak herhangi bir zorlama olmadan, mantıklı satın alma davranışı çerçevesinde, alışveriş sürecine ilişkin tahmini miktardır.” Bu tanım, emlak ürününün tahmini değerini hesaplamada kullanılan yöntemdir. Bu açıdan, arz ve talep değişkenlerine bağlı kalarak emlak ürünlerinin piyasa değeri hesaplanmaktadır. 

Bu bağlamda Appraisal Institute’un piyasa değeri belirlemede ölçüt aldığı unsurlar:
• Satışın gerçekleştiği tarihteki piyasa koşulları
• Açık ve rekabetçi piyasa koşullarının oluşması
• Her iki tarafın (alıcı ve satıcı) yeterli bilgi ve donanıma sahip olması
• Her iki tarafın (alıcı ve satıcı) mübadele işlemini kabul etmesi
• Fiyatın mantıklı olarak belirlenmesi
• Her iki tarafın (alıcı ve satıcı) çıkarlarının korunması
• Etik pazarlama faaliyetlerinin oluşması olarak sıralanabilir.

Kullanım Değeri
Emlak sektörünü doğrudan etkileyen bir diğer faktör ise, kullanım değeridir. Kullanım değeri belirli bir kullanım ( kiralama, satın alma vb.) için, emlak ürünlerinin değerinin belirlenmesi sürecidir. Söz konusu emlak ürününün kullanım değerinin hesaplanması yönetim, finansman, insan kaynakları ve diğer dışsal faktörlere göre değişkenlik göstermektedir. Bir başka tanıma göre, emlak sektöründe kullanım değeri, belirli bir taşınmazın belirli bir hedef kitle için kullanıma yönelik sahip olduğu beklenen değerdir. Kullanım değeri, yukarıda açıklanan piyasa değerinden farklıdır. Kullanım değeri hesaplamasında, söz konusu taşınmazın gelecek değeri esas alınmaktadır. Kullanım değeri kapsamında bir arsa, önemli bir piyasa değerine de sahip olabilir. Fakat az sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu emlak piyasalarında, emlak kullanım değerini belirlemek kolay değildir.

Yatırım Değeri
Emlak ürünlerini etkileyen bir diğer faktör ise emlak ürününe olan yatırım talebi ve bu talep değişkeninin hesaplanmasıdır. Kullanım değeri, emlak ürününün kullanımından elde edilen değere odaklanmakta, yatırım değeri ise emlak ürünün yatırımcılar, alıcılar ve satıcılar açısından oluşturduğu değere odaklanmaktadır. Bu yüzden, emlak sektörünü oluşturan önemli bir kavram ise yatırım değeridir. Bu açıdan, yatırım değerinden kasıt, bir taşınmazın hedef yatırımcı grubu için algılanan yatırım değeridir. Bir emlak ürününün yatırım değerinin hesaplanabilmesi, söz konusu ürünün pazarlanabilmesi açısından önemlidir.

İşletme Değeri
Bazı emlak ürünleri diğer emlak ürünleri ile beraber anılmaktadır. Örneğin bir emlak ürünü olan otel veya lokanta, diğer bir emlak ürünü olan arsa ve arsaya ilişkin yatırım değeri ile doğrudan ilişkilidir. İşletme değeri, söz konusu yaklaşımı bir bütün olarak ele alan yaklaşımdır. Bu yüzden, örneğin lokanta işletmeciliğinde işletme değeri, bir diğer emlak ürünü olan ve lokanta işletmeciliği ile doğrudan ilişkili olan arsa, bina ve bunların değeri ile ilgili değerdir. Bu değerler, emlak toplam değerini oluşturmaktadır.

Vergi Değeri
Vergi değerine esas teşkil eden değer, yasal olarak belirlenmiş değerdir. Söz konusu değer, vergisel borcu hesaplamak için emlak ürünün değerinin hesaplanması sürecidir. Bu açıdan vergi değeri, piyasa değerinin belli bir yüzdesine eşit olabilir.
TOMURCUK METAL-İNŞAAT GAYRİMENKUL 

Hasan Erdoğan

Emlak ve Emlak Sektöründe Temel İlkeler

Emlak sektörü bir hizmet sektörüdür ve hizmet bileşenlerinin tümü emlak sektörünü oluşturmaktadır. Bu kapsamda, emlak sektörünün temel ilkeleri dört boyutta incelenmektedir. 

Fayda kavramı, en temel anlamıyla, bir bireyin ihtiyacını tatmin etmeye yönelik faaliyetlerin bütünüdür. Bu açıdan, her emlak ürününün fayda yarattığını söylemek mümkündür. 


Özellikle ülkemizde emlak ürününün yatırım değerinden bahsederken, fayda yarattığını da söylemek doğrudur. Emlak ve emlak ürünleri Maslow İhtiyaçlar Hiyerarşisi temelinde, temel ihtiyaç olarak açıklanan barınma ihtiyacını tatmin etmektedir ve bu yüzden bir fayda yaratmaktadır. Öte yandan emlak, ihtiyaç ve yatırım faydasından öte rahatlık, kira getirisi, huzur gibi birçok fayda sağlamaktadır.

Fayda yaratan bu unsurlar ise, emlak ve emlak ürünlerinin değerini artırmakta ve bir önceki bölümde yer alan tüm değer unsurlarına doğrudan etki etmektedir. Fayda yaratmak bir başka boyutta; ana cazibe merkezlerine yakınlık, ulaşımda kolaylık ve bunun gibi birçok unsurdan oluşmaktadır.

Kıtlık teorisi ise, emlak sektörünün bir diğer ilkesidir. Kıtlık, tanım olarak, sabit veya artan talep eğrisinde arzın veya bir başka ifadeyle üretimin yetersiz olma durumudur. İktisat teorilerinde sabit talep durumunda, malın bulunurluğu az ise fiyatın yüksek olacağı ve ürünün daha değerli olacağı geçerlidir. 

Bu bakış açısıyla, birçok yerde bina, arsa vb. emlak ürünleri bulunmakla birlikte, talep edilen özellikte arsa ve bina bazen kıt olabilir ve bu nedenle değeri doğal olarak artar.

İstek yaratmak ise, emlak sektöründe pazarlama stratejilerinin temelini oluşturur. İhtiyaç bir zorunluluktur, ancak istek satın alma arzusunu ifade etmektedir. 


Örneğin, barınmak bir zorunlu ihtiyaçtır ve tatmin edilmesi gerekmektedir. 

Ancak, istek emlak ve emlak ürün yelpazesinde yer alan tüm emlak ürünlerine karşı tüketicilerin satın alma tercihini ortay koyar. Bu kapsamda, örneğin villa, apartman dairesi, otel vb. ürünler temel ihtiyaç olan barınma ihtiyacını tatmin eden isteklerdir.

Satın alma gücü, şüphesiz emlak ve emlak sektöründe bir diğer ilkedir. Söz konusu ilke, pazarlamanın temeli olan hedef kitlenin doğru bir şekilde tayin edilmesini gerekli kılmaktadır. Bu yüzden demografik, coğrafi ve sosyal unsurlar satın alma davranışını etkileyen ve emlak ürün ilkelerini oluşturan temel yaklaşımlardır.

TOMURCUK METAL-İNŞAAT GAYRİMENKUL 

Hasan Erdoğan

12 Ekim 2017 Perşembe

HAVAİ FİŞEKLER NASIL PATLAR?

Geceleri havai fişek atışlarının gürültüsü ve ardından aniden parlayan rengarenk ışıklarla gökyüzündeki manzara gerçekten büyüleyicidir. Havai fişeklerle özel günleri ve bayramları kutlama geleneği çok eskilere uzanıyor. ‘Piroteknik’ denilen bu sanat, Çin’de M.Ö. 2000 yıllarında bile biliniyordu.

Yüzde 75 güherçile (potasyum nitrat), yüzde 15 odun kömürü (karbon) ve yüzde 10 kükürtten oluşan ve ‘piroteknik karışımı’ denilen, diğer adıyla ‘barut’ olarak bilinen bu karışım, Çin’de havai fişeklerde binlerce yıldır kullanılmasına rağmen, Avrupa’ya M.S. 1300’lü yıllarda gelebilmiştir.

Yanma olayının olması için oksijene dolayısıyla havaya ihtiyaç vardır. Ancak piroteknik karışım hava olmadan da yanar. Nitratın içindeki oksijen, karbon ve kükürdü yakmada kullanır ve karışım bitinceye kadar yanmayı sürdürür. Bu maddeler ne kadar iyi hapsedilmişlerse, yanma da o kadar infilak şeklinde olur.

Piroteknik karışımın Avrupa’da tanınması ve ateşli silahlarda patlayıcı olarak kullanılması ancak 14. yüzyılda gerçekleşebildi. Zamanla dinsel festivallerin, bayramların, törenlerin ve özel günlerin bir parçası haline gelen havai fişekler, 19. yüzyılın başlarına kadar sadece tek renkliler yani sadece sarı ışıklar saçıyorlardı.

Maddelerin belirli bir sıcaklığa, akkor haline kadar ısıtıldıklarında kendilerine özel bir ışık yaydıklarının keşfiyle sadece havai fişekler renklenmedi, kimya ilminde de çok önemli bir aşama kaydedildi. Artık kimyacılar bir maddenin içindekileri analiz edebilmek için ısıtıyorlar ve çıkan renklere göre spektrometre denilen bir cihazla hangi maddeden ne kadar olduğunu tespit edebiliyorlardı.

Bu buluş, proteknik karışıma, yanmayla değişik renkler veren çeşitli metallerin ilavesi sonucu havai fişeklerin de renklenmelerini de sağladı. Artık proteknik uzmanları, canlı renkler veren bileşimleri araştırıyor, bir ressam gibi bunları kaynaştırıyorlardı.

Karışıma katılınca değişik renkler veren başlıca elemanlar şunlardır: Kalsiyum, lityum, stronsiyum (kırmızı), sodyum (sarı), baryum, çinko (yeşil), bakır, arsenik, kurşun, selenyum (mavi), potasyum (mor).

Değişik renkler elde etmek kadar, havai fişeklerin gökyüzündeki görüntüsünü dizayn etmek de önemlidir. Karışım tam homojen, toz halinde ve ince tanecik boyutunda olmalı, istenmedikçe tutuşma riski olmadan saklanabilmeli ve taşınabilmelidir. Ancak havai fişek dizaynında en önemli şey patlamadaki zamanlamadır.

Karışım önceden farklı renklerde, küçük yıldızlar biçiminde hazırlanır. Daha sonra bunlar bir veya birkaç kere ateşlenip patlayacak şekilde havai fişeğin ana gövdesi içine yerleştirilir. Ana gövde sağlam malzemeden yapılmış bir kovandır ve ayrı bir bölümünde bulunan barut sayesinde roket gibi göğe yükselir.

Gövde istenilen yükseklikte patlayarak, karışımın ısınmış ama tam yanmamış parçacıklarının, kullanılan malzemeye göre rengârenk, yıldız şeklinde bir kıvılcım yağmuru olarak etrafa saçılmalarını sağlar. Görüntüyü daha etkileyici kılmak, patlama sırasında oluşan görüntünün zemin rengini daha siyah yapabilmek için karışıma bol miktarda kandil isi ve odun kömürü de ilave edilir.

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Emlak mı satmak istiyorsunuz?

İşte emlak satmadan önce yapılması gereken önemli birkaç husus.

A) EMLAK'IN TAPUDAKİ SATIŞ DEĞERİ

2001 yılında satılacak olan Emlak kaça satılacak olursa olsun tapuda 'asgari bir değer' göstermek gerekiyor. Satış sırasında emlağın 2000 yılındaki emlak vergisine esas değerini asgari yüzde 56 oranında arttırmak zorunluluğu var. Örneğin , 2000 yılındaki emlak vergisi değeri 100 milyar lira olan emlak 2001 yılında satarken ister Ocak ayında ister Haziran yada Aralık ayında satılsın, alım satıma esas tapu değerini asgari 156 milyar lira göstermek gerekiyor. Kuşkusuz bu değerin üzerinde gösterilmesinde herhangi bir sakınca yok. Yani 200 milyar lirada gösterilebilir. Ancak ona göre harç ödemesi yapılır.

B) EMLAK'IN GERÇEK SATIŞ DEĞERİ

Emlağınızın, gerçek satış değerinin, tapu harcına esas olan değerin altında olması halinde gerçek alım satım bedelinin , tapu senedinde ayrıca gösterilmesinin satıcı tarafından talep edilmesi gerekiyor. Bu durumda , tapu harcına esas olan tutar üzerinden harç alınır , ancak tapu senedinde gerçek satış bedeli yazılır.

C) KAZANCIN GELİR VERGİSİ

Emlak satışında , hem satıcı hem de alıcı , tapu harcına esas değer üzerinde, binde 15 oranında harcı ayrı ayrı öderler.

D) ŞİRKETLERİN GAYRİMENKUL SATIŞI

Şirketlerin, aktifinde kayıtlı olan gayrimenkulleri elden çıkarmaları halinde, beyan edecekleri asgari değer, ödeyecekleri harç oranı aynen yukarıda olduğu gibidir. Şirketler emlağın satışı nedeni ile fatura düzenlemek ve ayrıca KDV tahsil etmek zorundadırlar. Emlağın satışından doğan kazanç da vergiye tabidir.

Kurumlar vergisi mükellefi olan şirketler, en az 2 yıldır işletmelerinin aktifinde kayıtlı olan emlağı sattıklarında , satıştan doğan kazancı sermayelerine eklerlerse :

1- Tapu harcı ödemezler.
2- Emlak satış kazancı nedeni ile kurumlar vergisi ödemezler.
3- Satış işlemi de KDV ye tabi tutulmaz.

Ancak satıştan doğan kazanç nedeni ile yüzde 15 stopaj öderler. Stopaj, gelir vergisi borcunun mükellef yerine üçüncü bir kişi tarafından ödenmesidir. Devlet memurlarının gelir vergileri de maaşlarından kesilir.

E) SATIŞIN BELEDİYEYE BİLDİRİLMESİ

Emlağını satanlar , ilerde emlak vergisine çöp vergisine yönelik bir takiple karşılaşabilirler. Bunu önlemek için emlağın satışını yaptıktan hemen sonra ilgili belediyeye bir dilekçe ile durumu bildirmelerinde yarar vardır.

F) EMLAK SATANLARIN KAZANÇ VERGİSİ

Emlak edinme tarihinden itibaren 4 yıl geciktikten sonra satılması halinde kaç liraya satılırsa satılsın gelir vergisi ödenmeyecek.

Satılan emlağın edinme tarihten itibaren 4 yıl içinde satılması halinde ise ortaya çıkan kazanç nedeni ile gelir vergisi ödenmesi söz konusu olabilecek.

Ancak emlak miras yada hibe yoluyla edinildiği durumlarda satış bedeli kaç milyar lira olursa olsun gelir vergisi ödenmez.

1-) Kazancın hesabı ve Vergisi

Değer artışı kazancı olarak nitelendirilen emlak satışı kazancı ( 4 yıl içinde satılan) emlaklar için söz konusudur. Bu süre geçtikten sonra emlak kaç liraya satılırsa satılsın gelir vergisi ödenmez.

Kazancın hesaplanmasında emlak vergisi beyannamesi esas alınıyor. Örneğin 1998 yılında verilecek emlak vergisi beyannamesinde gösterilen değer 'maliyet bedeli' olarak göz önüne alınıyor. Bu bedel , ekim 1998'den itibaren devlet istatistik enstitüsünce (DİE) belirlenen 'toplam eşya fiyat endeksindeki (TEFE) artış oranında artırılarak' tespit olunuyor.

1999 yılı kasım ve aralık ayında emlak vergisi beyannamesini yenileyenlerin yenileme yada yükseltme beyanları değil 1998 yılı beyanı esas alınıyor. Başka bir anlatımla gelir vergisi yönünden kasım ve aralık 1999'da yükseltilen emlak vergisi beyanları hiçbir işe yaramıyor. 1998'den sonra alınan emlakların ise iktisap bedeli yine DİE tarafından belirlenen TEFE artış oranında yükseltilerek maliyet bedeli bulunur. Maliyet bedeli ile satış bedelinin kıyaslanması sonucu 3,5 milyar lirayı aşan bir kazanç ortaya çıkarsa bu kazanç gelir vergisine tabi olur.

2-) Verginin Hesabı

Emlağın satışından doğan ve 3,5 milyar lirayı aşan kazanç kısmı üzerinden, Gelir vergisi Kanunu'ndaki vergi yüzde 20-45 arasında değişen gelir vergisi hesaplanır. Gelir vergisinin yüzde 10'u kadar da 'fon payı' tahakkuk ettirilir.

SONUÇ: 

Emlak alım-satımında , çok sayıda vergi ve harç ile bağlantılı özel durumlar söz konusu. Alım-satım işlemleri sırasında ve sonrasında bunların göz önüne alınması ve o yönde işlem yapılması , cezalı uygulamalarla ve vergilerle karşılaşmayı önleyebilecek.

Portföy Yönetimi nedir?


Aracı kuruluş ile imzalanan bir portföy yönetim sözleşmesi çerçevesinde, müşterilere ait portföylerin her bir müşteri adına maddi bir menfaat sağlamak üzere vekil sıfatıyla yönetilmesidir. Şirketimiz Portföy Yöneticiliği Yetki Belgesi'ne sahip bir aracı kuruluş olup deneyimli kadrosuyla bu hizmeti vermektedir.

Yatırımcı profili

Portföy Yönetimine katılmak isteyen yatırımcı; tasarruflarını orta ve uzun dönemli olarak belirli bir menkul kıymet grubunda değerlendirmek isteyen fakat piyasa takibi yapmak için imkanı ve zamanı olmayan yatırımcı grubudur.

Müşteriler, risk gruplarına göre Portföy Şeklini ve katılım süresini belirleyerek hazırlanan sözleşmeyi imzalarlar. Burada yatırım yapılacak sermaye piyasası araçlarına ait alt ve üst limitleri belirlenir ya da serbest yönetim şekli de belirlenebilir. Müşteriler kendi adlarına açılacak portföy yönetimi özel hesabına istedikleri tutarı aktararak portföy yönetimine katılırlar. Portföy Yönetim özel hesabına aktarılan tüm hesaplar gün başında tek bir hesapta toplanarak Portföy Yöneticileri tarafından alım satım işlemleri yapılmaktadır. Gün sonunda oluşan yeni portföy; katılım oranına göre hesaplara iade edilir. Yatırımcılar dönemsel olarak kurulan portföylere başlangıçta veya daha sonradan katılma hakkına sahip olabilmektedirler. Daha kısa vadeli yatırım yapmak ve küçük yatırımcılar için yine Portföy Yönetimleri tarafından idare edilen yatırım fonları daha uygun bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Kısa tanımla yatırımcıların tasarruflarının, profesyonel bir şekilde değerlendirilmesidir.

Portföy Yöneticiliği aşağıda belirtilen faaliyet ve hizmetleri kapsamaktadır;
- Yatırımcılardan toplanan paraların Portföy Yönetim Sözleşmesinde belirtilen çerçeve içinde yönetilmesi,
- Hukuki işlemlerin yürütülmesi ve muhasebe hizmetleri ile kayıtların tutulması,
- Müşterilerin ilişkilerinin yürütülmesi,
- Değerleme ve pay fiyatlarının hesaplanması,
- Portföylerin mevzuata, içtüzüğe, izahnameye ve esas sözleşmeye uygunluğunun izlenmesi ve kontrolü,
- Fon gelir ve giderlerinin hesaplanması ve dağıtımı,
- Katılma payı ihracı ve geri alımı,
- Portföy yönetimine ilişkin işlem ve sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi.

Portföy Yönetimi'nin avantajları

Para Piyasası Araçlarına yatırım yapmak çok fazla bilgi ve deneyim gerektirmezken ge-tiriler düşük kalmaktadır. Bunun yanında daha uzun vadeli, sermaye piyasası araçlarına yatırım yapmak; bilgi, deneyim yanında ülke ve dünya ekonomilerinin ve piyasalarının 24 saat süren takibini gerektirmektedir. Kullanılan her bir yatırım aracında uzmanlaşmış kişilerden oluşan bir grup tarafından yapılan portföy yönetimlerinde getiriler yükselmektedir. Tasarruflarını Sermaye Piyasası Kurulu'ndan Portföy Yöneticiliği Yetki Belgesi almış aracı kuruluşların oluşturdukları Portföy Yönetimi hesaplarında değerlendiren yatırımcılar, yüksek getirilerden yararlanma imkanına sahip olmaktadırlar.

Emlak Beyanı Nedir ?

Emlak beyanı , kısaca o taşınmazın kime ait olduğunu ispatlanması olayıdır. 

Şahıs , kurum ve kuruluşların o gayrimenkulün ( bina , ev , arazi , arsa ) kendilerine ait olduğunu ispatlamaları için Belediyeye başvurup , bazı belgeler vermeleri gerekir.  Bu belgelere dayanarak devlet o gayrimenkulünüzü vergilendirir. 

Gerekli belgeler : 
- Kapak Dosya 
- Tapu Fotokopisi 
- Yapı Ruhsatı
- Adres ve Telefon Numarası 
- Mülk Sahibinin Nüfus Cüzdanı 
- Belediyeden alınan form

Emlak Beyanı Ne Zaman Yapılır ? 

Emlak beyannamesi  , tapu alındıktan sonra en geç o senenin sonuna kadar yapılmalıdır. Bu konu çok önemlidir. Geç kaldığınız taktirde ceza ile karşı karşıya kalırsınız.

Her gayrimenkul için ayrı beyanname yapılır. Bu beyannameler sonucunda her gayrimenkul için ayrıca vergi ödenir.

Pazarlama Nedir ?

Pazarlama: İşletmenin, belirli faaliyetlerini maddi kara dönüştürmesi için yürüttüğü sürece pazarlama denir. Bu faaliyetler, ürün veya hizmet olabilir. Yani, bir ürünün üretiminden dağıtımına; dağıtımından son tüketiciye ulaştırılmasına kadar izlenen stratejiye pazarlama stratejisi dersek yanlış bir tanım olmaz.

Devam etmeden önce kısa bir örnekle tanımı güçlendirelim.

Bir ayakkabı firmasının (markanın) üreteceği model için piyasa araştırması yapması, malzeme seçimi, üretimi, medya araçlarına reklam vermesi, pazar yeri bulması, müşteri hizmetleri sağlaması hatta satış danışmanı yetiştirmesi ve ürünü satışa sunması, satması ve satış sonrası destek vermesi bir pazarlama örneğidir. Bu bir süreç ve çok boyutlu çalışmadır. Üretimden önce başlar; satıştan sonra da devam eder.

Pazarlama, bir işletmenin temel fonksiyonudur. İşletmeye bağlı diğer tüm departmanlar, dolaylı veya doğrudan pazarlamaya hizmet eder.

Sözlük anlamıyla pazarlama nedir? dersek eğer: Pazar oluşturma ve pazara ürün çıkartarak satışa çevirme aktivitesidir. İngilizcesi “marketing” olan bu kelime, Türkçe’de pazar’dan türemiş ve birçok dilde yine marketing olarak kullanılmaktadır.

Pazarlama nedir sorusunun cevabını irdelerken; pazarlama sürecini de incelersek bu geniş kapsamlı tanımı biraz daha netleştirebiliriz.

Pazarlama Süreci
Pazarlama Yönetimi Süreci her kaynakta farklı kelime veya cümlelerle ifade edilmiş olsa da temel kalıp (mantık) aynıdır. Bazı pazarlama uzmanlarına göre 4, bazı dehalara göre ise 5 aşamadan oluşabilir. İncelediğimizde çok fark olmadığını görebiliriz. Günümüzde pazarlama teknikleri çok çeşitlilik gösterdiği için bu süreci keskin sınırlarla kalıba sokmak doğru olmasa gerek.

Pazarlama Süreci Temel Mantığı Şu Aşamalardan Oluşur
1- Araştırma: Bu süreç pazar ile ilgili fırsat ve benzeri araştırmaların yapıldığı süreçtir.
2-Hedefleme: Ürün konumlandırma, hedef kitle ve hitap kesimlerinin belirlendiği/uygulandığı süreçtir. Bu süreçte konumlandırma çalışması, ürünün avantajları ve farklarını tüketiciye kabullendirilmesi şeklinde işler.
3-Taktik Pazarlama: Ürün, fiyat, dağıtım ve tutundurma aşamalarının bir arada değerlendirildiği süreçtir. Bu süreçte ürünün yapısı, modeli, rengi vs belirlenir. Ardından hitap edilen kesime ve piyasa şartlarına göre fiyatı biçilir. (Fiyatı etkileyen çok fazla +faktör vardır) Sonrasında ise üretimden, tüketime kadar ürün akışı (sevkiyat vs) planlanır ve reklam, iletişim gibi yöntemler kullanılarak tutundurma çalışmaları ile son bulur.
4-Kontrol: Bu aşamada ise geri bildirimler ve raporlar değerlendirilir. Elde edilen kar, potansiyel ve değerlendirilebilen potansiyel gibi unsurlar irdelenerek pazarlama stratejileri geliştirilir. Sürdürülür.

Özetle: 
Pazarlama nedir? 
Pazarlama Süreci Nedir? 
Pazarlama Süreci Aşamaları ve Pazarlama Yönetimi konularını incelemiş olduk. Pazarlama ile satış arasındaki fark nedir? sorusuna bir sonraki makalemde cevap vereceğim. 

Gayrimenkul Satışı İle İlgili Bilinmesi Gerekenler Nelerdir?


Gayrimenkullerin satışının resmi şekilde yapılması gerekir. Bunun anlamı, tarafların tapu memurunun önünde, resmi şekilde hazırlanan sözleşmeyi imzalamaları demektir.

Memur sunulan belgeleri inceler, yasal bir sakınca görmezse bildirilen satış değeri üzerinden harçları hesaplar ve gerekli makbuzları düzenler. Harçlar yatırıldıktan sonra satış konusunda resmi senet düzenlenir, Tapu Müdürü huzurunda okunarak imzalanır. Taraflardan biri okuma-yazma bilmiyorsa, iki tanık huzurunda okunur, şahsın parmak izi ve tanıkların ifadesi alınır.

Yukarıda belirtilen durumlarda tapuda çalışanlar tanık olamazlar. Tanık ve tercümanların okuma ve yazma bilmesi, temyiz kudretinin olması ve reşit olması gerekir. Tapu Müdürü imzaladıktan sonra hak sahibi tapusunu alır ve işlem tamamlanmış olur.

Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi Nedir?
Alıcı ve satıcının karşılıklı olarak, satıcının taraflarca belirlenen bir bedel karşılığında taşınmazın satışını vermek,alıcının da bu taşınmazı satın almak ve bedelini ödemek konusunda tapu sicil memuru karşısında tarafların vaat ve taahhüt beyanlarını kapsayan ve noterlerce düzenlenen sözleşme satış vaadi sözleşmesidir. İleride yapılacak olan asıl satışın yapılmasına dair ön sözleşmedir. "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" düzenlemeye noterler yetkilidir. Noterlerce düzenlenen satış vaadi sözleşmesi geçerlidir. 

Tapuya şerh edilmesi şarttır. Ancak alıcı satış vaadi sözleşmesine dayanarak tek taraflı olarak asıl satışın yapılmasını isteyemez. Satıcının da bu işleme katılması gerekir aksi halde alıcı mahkeme yoluyla adına tescil isteyebilir. 
Tapuya şerh edilen şahsi haklar üçüncü şahıslara karşı ileri sürülebilir. 
Tarafların hak ve borçları açıkça tereddüte meydan vermeyecek şekilde ve taşınmazın bedeli ve ödenme şekli sözleşmede belirtilir. 
Sözleşmeye tarafların fotoğraflarının yapıştırılması ve noter tarafından mühürlenmesi gerekir. 
Tarafların istemeleri halinde cayma durumunda cezai şart konulabilir

Şerh beş sene devam edebilir. Beş sene geçtikten sonra hükmü kalmaz ve resen telkin edebilir. Ancak taşınmaz mal üzerine işlenen satış vadi şerhi 5 yıllık süreyi aşmış ve satış vaadi lehdarına satış yapılmamış ise taşınmaz mal malikinin talebi üzerine satış vaadi lehdarının muvafakatı aranmaksızın. Harçların tahsili ile taşınmaz üzerindeki şerh resen terkin edilir. Terkin edilen şerhin satış vaadi lehdarına bildirilmesi gerekir.

Aile Konutu nedir?

Aile konutu, ailenin devamlı olarak ikametine ayrılan konuttur. 

Buna göre; yerleşim yeri, bir ailenin sürekli kalmak niyetiyle oturduğu yerdir. Bir ailenin aynı zamanda birden fazla yerleşim yeri olamaz. Demek ki, bir ailenin birden fazla aile konutu olamaz. 

Bir aile pek çok yerde ev, yazlık, dağ evi v.s. sahibi olabilir, ancak bunlardan sadece birisi medeni kanunun aradığı anlamda aile konutudur. Tapudaki vasfı dükkan, işyeri gibi vasıflar olan yerler aile konutu olamaz. 

MK 194. Maddeye göre; "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. 
Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hakimin müdahalesini isteyebilir. 
Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir. 
Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur." 

Özellikle emlakçı arkadaşların dikkatli olmaları gerekir. Pazarlanması için kendilerine getirilen dairenin kaparosunu alınıp mal sahibine kaparosu verilirken eşindende aynı anda satışına muvafakat ettiğine daire el yazısıyla bir muvafakat yazısı yazdırılıp imzalatılarak almak en doğru bir işlem olacaktır. 

Aile reisi sorumluluğu teminatı nedir ?
Aynı evde ikamet eden sigortalı ve ailesinin, mesken içinde üçüncü şahıslara bir kaza sonucu verebilecekleri ölümlü ve ölümsüz bedeni ve maddi zararlar belli oranlarda teminat altına alınır. 

Tapu Nedir?

Tapu, arazinin belirli bir parçasının veya üzerine inşa edilmiş bağımsız bölümün malikini gösteren, tapu sicil müdürlüğünce verilmiş, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli resmi bir belgedir. Buna halk arasında “tapu senedi” de denmektedir. Daimi ve müstakil haklar için de tapu senedi düzenlenebilmektedir. 

Tapu sözcüğü, güven anlamına gelen ve Türkçe bir kelime olan “tapuk” kelimesinden türetilmiştir. 

Türkiye’de arsa ve yapıların işlemlerinin yapıldığı kayıtları üç devlet kuruluşu tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu kuruluşlarında başında tapu daireleri gelmektedir. Bundan başka belediyeler ve belediye olmayan yerlerde de bayındırlık müdürlükleri mevcut bulunmaktadır. Gayrimenkullerle ilgili olarak sağlıklı bilgi alabilmek için öncelikle, gayrimenkulün bulunduğu il, ilçe, mahalle veya köy ile pafta,ada ve parsel numaralarının bilinmesi gerekmektedir. 

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, taşınmaz mallara ait akitlerle her türlü tescil, kadastro, yenileme işlerini mevzuatına göre yapmak, tapu sicillerini, kadastral topografik haritaları düzenlemek, uygulamak ve yenilemek görevini üstlenmiş genel bütçe içinde ayrı bütçeli bir kamu kurumudur. 

Gayrimenkul Nasıl Alınır ?

Türkiye’de artık emlak alım satımı oldukça kolaylaştı. Yine de dikkatli olunup yetkili bir emlak ofisine danışılması tavsiye edilir. Güvenilir bilgi ve yönlendirmelerle yada Tatil esnasında tanıştığınız kuyumcu, halıcı veya garson gibi yeni “arkadaşların” hatalı yönlendirmeleriyle size ileride daha fazla vergiye, ruhsatsız inşaatlara hatta yanlış kayıtlı tapulara kadar götürebilir. Tapu ve resmi işlemlerinde mevzuata uygun şekilde sizi yönlendirebilecek profesyonel gayrimenkul danışmanınıza başvurunuz.

Medyaya yansıyan olumsuz haberlere (ki bu gibi haberlerde konu olan kişileri araştırırsanız çoğunlukla yetkisiz emlakçıların, sözde arkadaşların veya bazen de kötü niyetli akrabaların hatasından dolayı bu durumlara düşüldüğünü duyarsınız) rağmen, Türkiye'de emlak piyasasında hala sorunsuz, hızlı ve temiz işlem yapılabilmesi, belgelere dayanarak, profesyonel hizmet sunan Tomurcuk Emlak ve benzeri uzman firmalarla mümkündür.

Yerleşmeyi düşünürseniz memleketinizde size her türlü yardımı sunabilecek olan bir ofis Tomurcuk Emlak Gayrimenkul Türkiye’de resmi olarak alıcıdan ve satıcıdan sözleşme bedelinin %3’ünü emlak komisyon bedeli olarak tahsil etme hakkına sahiptir.

Tomurcuk Emlak Doğru ekspertiz ve filtreleme sistemimizle, vereceğiniz her türlü detaylı talebinizi karşılayabilecek geniş bir portföyü müşterilerimize sunmaktadır. 

Gayrimenkul satışlarında, amacımız sadece satış yapmak değil, hem alıcıya doğru yatırım için yönlendirmek, hem de gayrimenkul sahibine doğru bedelini teslim etmektir.